Hayattan rengi alın geriye ne kalır ki?

Renkli bir ev,renkli bahçe,çiçekler,kelebekler ,kumaşlar, yünler, iplikler… Her ne olursa olsun rengarenk bir dünyayı seviyorum ben!
 

Renk renk kuş evlerine de bayılıyorum. Ağaçlara astıklarım haricinde evde sehpa üstleri ,dolaplar kuş evleri  dolu. En güzellerini de Paşabahçe ve Mudo ‘da buluyorum. Bir ara pek çok kuş evi boyamıştım bunlardan yalnızca bir tanesi elimde kaldı. Ne yapayım eşe dosta armağan vermeyi çok seviyorum …

Mayıs Nisan gibi davranmaya karar verince,üstüne üstlük hava serin ve yağışlı olunca ev içinde geçirilen zaman artıyor.
Benim gibi bahçe mevsiminin açılmasını dört gözle bekleyen ev halkı (!) sıkıntıdan ne yapacağını bilemez halde birbirlerine sardı. Tagaddi sokakta geçirdiği uzun yılların etkisiyle biraz hırçın bir kedi,Keşkül ise yumuşak başlı Labrador  ırkının  halis muhlis temsilcisi. Garibim gıkını  çıkarmadan sabırla Tagaddi’nin şımarık hallerine katlanıyor. Baktık bu pazar da evdeyiz,öğleden sonra yüzünü azıcık gösteren güneşe aldanıp  “bari kendimizi bahçeye atalım !” dedik.

Kirazın en güzel zamanı ,bol bol yemeli, ( bol bol  derken bir porsiyon  kiraz sadece 12 adet ,hepsi o kadar  abartmamak lazım tabii ) 
Hem bu meyvenin yararları saymakla bitmez… 
Benim bir kiraz tutkunu olduğumu söylemiş miydim?

Huysuz tekir – evet kabul ediyorum huysuz ama dünyanın en güzel tekiri- Tagaddi hanım salıncak keyfi yapmaya bayılıyor. Aslında tüm kediler salıncağa bayılıyor ama şu anda hepsi bahçenin kuytu köşelerinde şekerleme yapmakla meşgul olduklarından  buranın keyfini Tagaddi ile Keşkül sürüyor….

Şimdilik bizim evden haberler bunlar. Buralara pek sık uğrayamaz oldum ama sanmayın ki yazmaktan sıkıldım ,biraz ara vermek iyi geldi gibi… Kaldığım yerden devam etmek üzere …

Yine buradayım ,
Kalın sağlıcakla!

Hayattan rengi alın geriye ne kalır ki?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir