Köyde bir pazar sabahı !

Biz bu evimizi aldığımızda neredeyse yolu bile yoktu. Bazı hafta sonları inşaatı denetlemek için bakmaya gelirdik ,eşim yanımda olmasa ben yolu bile bulamazdım. O kadar yani …
Şehrin oldukça merkezinde bir apartmanın 15. katındayken köydeki evimizde sürekli olarak oturacağımızı düşünemiyorduk bile.
Zamanla gele gide buraya ısındık ve yaklaşık 2 yıldır da sürekli buradayız ama ne yazık ki eski sakinlik ve doğallık kalmadı ,her yanımız inşaat ,her yanımız site; betonlaşmaya teslim olmak üzere sevimli köyümüz.
Yine de köyde oturmanın  zevkli tarafları var. Hafta sonları kurulan köylü pazarlarına bayılıyorum. Eskiden hiç pazara çıkmazdım, hatta itiraf ediyorum bu işten nefret ederdim. Şimdi hafta sonu mutlaka pazara çıkıyorum ve alış-verişimi köyün yerlisinden yapıyorum.
Bazen çok güzel peynir, zeytin, reçel, tarhana ve salça buluyor ,bulunca da fazlaca alıyorum. Kendimi yorup salça, reçel yapmaya değmiyor; o kadar az tüketiyoruz ki aldıklarım bütün kış yetiyor da  artıyor bize. 
Malum peynir çabuk bozulur. Peynir-zeytini zeytinyağına yatırarak saklamak hem akıllıca hem de lezzet açısından oldukça başarılı bir çözüm oldu.
Yöntem kolay, taze biberiye (dilerseniz taze kekik de olur ), pul biber (isteğe bağlı) sarımsak ve bolca zeytinyağı; ihtiyacınız bu . Kavanozdan tüketebileceğiniz kadarını alıp kapağını kapatın , tüm kış bozulmadan yiyebilirsiniz.

Biz kalabalık bir aile değiliz.

Oğlum büyüyüp de kendi hayatını kurmak üzere evden ayrılalıberi ki bu yaklaşık 10 yıl ediyor ,evde iki başımıza kaldık. Benim de eşimin de birer kardeşi var ama yurt dışında yaşıyorlar. Kardeşimle çok  bağlıyızdır birbirimize ,hemen hemen haftada 2-3 kez telefonla görüşürüz ama çok sık biraraya gelemiyoruz ne yazık ki. 

Ailemin tarafı da kalabalık değil. Babam tek çocuktu ,annemin iki ağabeyi vardı ,bu dünyadan yıllar önce göçtüler ve onların çocukları … İşte hepsi bu kadarız!
Anne tarafımdan 3 kuzenim var ,aynı şehirde oturmuyoruz ama birbirimizi her fırsatta arar sorarız. Çevremiz daha çok arkadaş,dost ve komşulardan oluşur.
Belki bu nedenle kalabalık sofraları,güle oynaya yenen yemekleri çok sever ve özenirim.

Pazar günleri ise benim için çok özeldir zira eşim yalnızca o gün çalışmıyor. 
Diğer günler uzun uzun keyifle sabah kahvaltısı yapamıyoruz. Pazar günlerini çok seviyorum keşke ardından pazartesi gelmese !
Fotoğraf çekmek çok eğlenceli  de ben o kadar acıkmıştım ki daha fazla sabredemedim. Bir de her çekimden önce makine ayarlarını kontrol etmeye alışamadım. İlk çektiklerim ziyan oldu ne yazık ki…
” Eh bu kadarı da yeter !” deyip yemeye başlayınca elimde kalan düzgün fotoğraflar bunlardı!
Herkese sofrasının bereketle dolup taştığı, kalabalık, bol sohbetli ,neşeli ve sağlıklı bir hafta dilerim!
Kalın sağlıcakla!

Köyde bir pazar sabahı !

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir